Harrem Gül Mayası, Osmanlı’nın doğayla kurduğu dengeli üretim anlayışının ve zamana yayılan bilgi birikiminin günümüze taşınmış hâlidir. Osmanlı’da gül ve gül suyu, 15. yüzyıldan itibaren özellikle Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde saray yaşamının, hamam kültürünün ve tıbbi uygulamaların ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Gül suyu; hamamlarda cildi yatıştırmak, günlük temizlik ritüellerinde ferahlık sağlamak ve Osmanlı hekimliğinde cilt ve göz bakımını desteklemek amacıyla kullanılmıştır.
16. ve 17. yüzyıllarda damıtma bilgisinin yaygınlaşmasıyla gül suyu, aktarlar ve eczacılar tarafından düzenli olarak üretilmiş; 18. yüzyılda ise estetik ve bakım odaklı kullanımı daha da gelişmiştir. 19. yüzyılda Isparta ve çevresinde ticari gül yağı üretiminin başlamasıyla birlikte gül suyu, bakım ve kozmetik anlayışının temel hammaddelerinden biri hâline gelmiş; bu köklü birikim, yüzyıllar boyunca kadınların vazgeçilmez güzellik sırlarından biri olmuştur.

Harrem Gül Mayası, gül yağı üretimi sırasında elde edilen değerli gül suyunun, kontrollü sıcaklıkta ve ışık almayan ortamlarda, herhangi bir kimyasal veya sentetik katkı eklenmeden doğal olarak mayalanmasıyla elde edilir. Bu sabırlı fermantasyon sürecinde gül suyunun yapısı dengelenir, ciltle uyumu artar ve yatıştırıcı etkileri belirginleşir.
Harrem, bu köklü geleneği çağdaş üretim standartlarıyla birleştirerek, Gül Mayası’nı ilk kez modern kozmetiğe kazandıran marka olmuştur. Bu yaklaşım; doğaya, zamana ve geleneksel bilgiye saygılı bir üretim anlayışını temsil eder.